Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:
Yörük Cafe>Forum>♦ ??lam ♦>Dini Hikayeler>Ağızdaki Taşın Hikmeti
?

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

21 Mayıs 2012, 15:46:39

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Şu an bu konuyu görüntüleyenler
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Sayfa: [1]   Aşağı git
? Yazdır ?
Gönderen Konu: Ağızdaki Taşın Hikmeti  (Okunma Sayısı 18 defa)
28 Ekim 2011, 10:06:42
Mavi_Sacli_Kiz
Admin
Maşeral
*****

Teşekkür: 15819
Cinsiyet: Bayan

Mesaj Sayısı: 15914
Nerden: Türkiye
EZAN DİNMEZ,BAYRAK İNMEZ,VATAN BÖLÜNMEZ...


Üyelik Bilgileri WWW Offline
« :»

Birgün Hazret-i Ebû Bekr (r.a), hazret-i Fahr-i âlem seyyid-i veled-i âdem Nebiyyi muhterem ve habîb-i mükerremin (s.a.v.) huzûr-ı şerîflerinde, se'âdetle otururlarken; Bir bedbaht kötü huylu kimse; bir edebsizlik edip, Ebû Bekre dil uzatıp, yakışıksız sözler söyledi. Hazret-i Server-i kâinât; o edebsiz, Ebû Bekre edebsizlik etdikce; birşey söylemez, ba'zan da tebessüm eder idi. Hazret-i Ebû Bekr; o bedbaht ve edebsizin edebsizliği haddi aşınca; zarûrî olarak gadaba gelip, birkaç söz söyleyince; hazret-i Fahr-i kâinât, se'âdetle ve devletle yerinden kalkıp, gitdi. Hazret-i Ebû Bekr 'radıyallahü teâlâ anh' Sultân-ı Enbiyânın ardına düşüp, yetişdi ve dedi ki:

- Yâ Resûlallah! Niçin, bir hayâsız, edebsizlik edip, gönül incitirken, susu, birşey söylemediniz. Şimdi, ben ona söyleyince, kalkıp, gitdiniz; sebebi nedir.

Hazret-i Fahr-i kevneyn ve Resûl-i sakaleyn 's.a.v.' buyurdu ki:

- Yâ Sıddîk! O hayâsız ve bedbaht sana dil uzatmağa başladığı zemân, Allahü teâlâ bir melek gönderdi ki, o kimseyi karşılayıp, kovacak idi. Sen, hemen gadaba geldin; söylemeğe başladın. O melek gidip, yerine iblîs geldi. İblîs-i la'înin olduğu yerde, ben durmam.

Hazret-i Ebû Bekr-i Sıddîk (r.a) ondan sonra, vaktli vaktsiz söz söylememek için, mubârek ağzına bir taş koyar idi. Ne zemân söz söylemek lâzım gelse, evvelâ fikr ederdi. Bir söz söyliyeceği zemân, o sözü kendi kendine nice zemân düşünür, tefekkürden sonra, mubârek ağzından o taş parçasını çıkarıp, ne söz söyliyecek ise söyler idi. Sonra o taş parçasını mubârek ağzına alıp, tesbîh ve tehlîl ile meşgûl olurdu. Kimseye, hayrdan ve şerden dünyâ kelâmı söylemez, eğer kat'î lâzım ise ve çok efdal ise, söylerdi. Yoksa, gecede ve gündüzde tesbîh ve tehlîl ile meşgûl idi.

Menakıb-i Çihar Yar-i Güzin
Logged

Sayfa: [1]   Yukarı git
? Yazdır ?
?
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0.5 beta 1© Bloc

Yörük Cafe | Powered by SMF 1.1.10.
© 2005, Simple Machines LLC. All Rights Reserved.
Sitemap